Saadet Partisi İlçe Başkanlığının her hafta organize ettiği ve Atılım ve Açılım Sohbetlerinin 11. oturumu önceki akşam parti lokalinde gerçekleşti. Oturuma İnegöl’de ki üç oda başkanı misafir oldu.
Saadet Partisi ilçe eski başkanlarından Salih Berber tarafından sunulan programda oda başkanları mevcut ekonomik durum ile esnaf ve vatandaşın halini değerlendirdi.
İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Belediye Meclis Üyesi Cemalettin Salih, Saadet Partisi İnegöl Belediye Başkan adayı Zeki Anıl Gülşen ve çok sayıda partilinin katıldığı programda ilk sözü Meyveciler ve Sebzeciler Odası Başkanı Hayrettin Uz aldı.
35 yıldır mesleğini sürdürdüğünü belirten Uz, 35 yıllık süreçte her şeye rağmen çok fazla sıkıntı yaşamadıklarını belirttikten sonra "Ancak şu beş yıldır perişan olduk. Hele son dönemde resmen ekmeğimizle oynadılar" dedi.
Başkanı olduğu odanın şu an 180 üyesi olduğunu, bunların ise 170'inin meyvecilik ve sebzecilik yaptığını belirten Uz "Bizim amacımız esnafa hizmettir. Ancak son dönemlerde çok sıkıntılar yaşadık. Ancak bizler gerek Bakkallar odası olarak, gerek Terziler odası olarak ve gerekse kendi odamız olarak üçlü bir grup olduk. Her zorluğun karşısında bu üçlü grup yılmadı ve bundan sonra da yılmayacaktır" dedi.
"İSTANBUL’UN SALI PAZARI, İNEGÖL'ÜN PERŞEMBE PAZARI VARDI"
Mevcut kurulan pazar alanı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Meyveciler ve Sebzeciler Odası Başkanı Uz, “Şu an İstanbul'daki Söğütlüçeşme’de ki Salı Pazarını nasıl ki herkes biliyorsa, İnegöl'ün de Perşembe pazarını da gerek Edirne'deki vatandaş, gerek Adana’daki vatandaşlar biliyordu. Ancak bugün böyle bir pazarın artık yok. Yılların birikimi alınan bir kararla heba oldu. Önceki pazar yeri 90'lı yıllarda yapılmış. O zaman İnegöl'ün nüfusu 50 bin iken 25 bin metrekare alana pazaryeri yapılmış. Bugün İnegöl'ün nüfusu 200 bine dayanmış. Ama pazaryeri 10 bin metrekare. Tabir caizse sadece ayağımız değil ellerimiz de beraber bir pabuca sokuldu. Bu haliyle burası İnegöl Pazar alanı değil, olsa olsa Orhaniye Semt Pazarı olur” dedi."PAZARYERİNE ZORAKİ GİRDİK"
Terziler Odası Başkanı Selim Malçok ise, kendi odalarına bağlı 635 üyeden 545'nin aktif olduğunu belirterek, “Perşembe pazarından yeni pazaryerine geçilirken sürekli fikir verdik Pazarın Cuma değil başka bir gün olmasını istedik olmadı. Ayrıca biz giyim esnafı olarak pazara girmek istediğimizde ilk başta pazarda elbiseci olmaz bahanesiyle geri çevrildik. Ancak odanın yoğun çabalarıyla yeni pazarda yer bulabildik.”dedi.
"İÇERİDE 500, DIŞARIDA 650 TEZGAH VAR"
Selim Malçok yeni pazar yerinin kapalı alanında 500 tane vergisini ödeyen esnafın tezgah açtığını, dışarıda ise köylü esnafı diye tabir edilen 650 tane tezgahın bulunduğunu belirterek, “Şu anki durumu en iyi özetleyen yer sanayidir. Eskiden 5000’lerde olan işletme sayısı kapana kapana 1000 e düşmüştür." dedi.
"HAKKIMIZI ARAMIYORUZ"
Son olarak söz alan Bakkallar Odası Başkanı Hakan İnkaya, elbette mevcut hükümetin yanlış ekonomi politikalarının olduğunu ancak, gelinen noktada esnafın sürekli elinle olanla yetinme psikolojisinde olduğundan hiçbir sosyal tepki göstermediğini belirterek "Yunanistanda ufak bir anlaşmazlık sonucu tüm çiftçiler yollara dökülüyor, trafiği kilitliyor, bizim esnafımız ise elinde ne varsa başka hiçbir şey yapmadan bekliyor. Öncelikle çözümü kendimizden başlatmalıyız" dedi.
Diğer oda başkanlarını göstererek İnegöl’de şu anda aktif olarak faaliyet gösteren üç tane oda olduklarını belirten İnkaya “Gönül ister ki bu halka daha da büyüsün. Buradan tüm esnafımıza sesleniyorum. Gidip ilgili odanızda faal olarak çalışın gayret edin. Bugün Türkiye'de 3 bin Esnaf v.s odası var. Bunların her birinin başkanı Ankara'ya gelse 3 bin kişi yapar. Yönetim Kurullarıyla beraber gelseler 21 bin kişi yapar. Üçer kişi yanlarında getirseler 60 bin insan yapar. Ama bizler bu konuda cesaretli olamamışız.”dedi.
Programın sonunda Katılımcılara teşekkür eden Salih Berber, bakkalın tarihi bir gerçek olduğunu, sosyal dokumuzun bir parçası olduğunu belirterek "Bir bakkal sadece para kazanan biri değildir. Bir bakkal mahallenin namus bekçisidir, akıl hocasıdır, çocuklarınızın tabir caizse dadısıdır, acil bir durumda hemen müdahale eden ilk uyarıyı gönderendir, kaybolana adres gösterendir. Şimdi sen bu bakkalı bitiriyorsun ya. Aslında Mahalleyi bitiriyorsun demektir." dedi.
Son zamanlarda “Güçlenirseniz ayakta kalırsınız” gibi bir mantığın ortaya atıldığını söyleyen Berber, “Yani benzetmekte hata olmasın ama elinize bir tutam ot almışsınız, dönmüşsünüz koyun sürüsüne güçlü olursanız öne geçer, aç kalmazsınız diyorsunuz. Yahu elindeki ot zaten ancak üç koyuna ancak yeter. Hepsine yetmeyeceği kesin zaten. Derler ya büyük balık küçük balığı yutar diye. Ancak halkımız şunu bilsin ki şu anda okyanuslar ötesinden büyük balinalar geliyor. Büyük Balıkları da yutacaklar” dedi.





